
Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Günübirlik Tur

Konaklamalı Tur

Konaklamalı Tur

Konaklamalı Tur

Konaklamalı Tur
Trabzon, Doğu Karadeniz'in kapısıdır — uçurumlara kurulmuş manastırları, ayna gibi durgun dağ gölleri ve sisle örtülü yaylalarıyla Türkiye'nin başka hiçbir yerine benzemeyen bir bölge. Aşağıda gezginlerimizin en çok sevdiği, her biri şehirden günübirlik rehberli turlarla gezilebilen yerleri bulacaksınız.

Altındere Vadisi'nin 300 metre üzerinde, sarp bir kayalığa oyulan bu 4. yüzyıl Rum Ortodoks manastırı, Karadeniz kıyısının simgesidir. İçerideki Kaya Kilisesi restore edilmiş fresklerle kaplıdır; girişe uzanan ormanlık patika ise başlı başına bir deneyimdir.

Dik çam ormanlarıyla çevrili ve çoğu zaman ince bir sise bürünen bu göl kenarı köyü, Karadeniz'in en çok fotoğraflanan manzarasıdır. Göl çevresi yürüyüşü için gelin; aile işletmesi bir restoranda taze alabalık ve durgun suya yansıyan cami silüeti için kalın.

Trabzon'un bir buçuk saat doğusundaki Ayder, bölgenin en ünlü yaylasıdır — ahşap evleri, şelaleleri, kaplıcaları ve yaz boyu yeşil kalan çayırlarıyla. Tam günlük bir turda Fırtına Vadisi'nin kemerli Osmanlı köprüleriyle birlikte gezildiğinde unutulmaz bir rota oluşturur.

Trabzon İmparatorluğu döneminden kalma bu 13. yüzyıl kilisesi, bugün cami olarak kullanılır ve Karadeniz kıyısının en etkileyici Bizans fresklerinden bazılarını barındırır. Denize bakan bahçesiyle şehir içinde kolay ulaşılan, dolu dolu bir duraktır.
Trabzon Havalimanı (TZX) şehir merkezine yalnızca 6 km uzaklıktadır; İstanbul'dan yaklaşık iki saat, Ankara'dan 90 dakika süren direkt uçuşlar vardır. Taksi ve havalimanı servisleriyle şehir otellerine yaklaşık 15 dakikada ulaşılır.
İşin püf noktası şu: Trabzon'un görülecek yerleri birbirinden ayrı dağ vadilerindedir — Sümela 50 km güneyde, Uzungöl 100 km doğuda, Ayder ise daha da uzaktadır. Dolmuşlar vardır ancak yavaş ve seyrek çalışır; dağ yollarında araç kullanmak da yorucu olabilir. Bu yüzden ziyaretçilerin çoğu otelden alışlı rehberli günübirlik turları tercih eder ve yol boyunca manzaranın keyfini çıkarır.
Mayıs sonu ile Eylül arası en ideal dönemdir: ılıman hava, yemyeşil yaylalar ve açık dağ yolları. Temmuz ve Ağustos, yayla şenlikleriyle en hareketli aylardır — bu dönemde turlarınızı biraz önceden ayırtmanızı öneririz.
Sonbahar vadileri altın rengine boyar ve daha sakin bir gezi sunar; kışın ise Uzungöl kartpostallık bir kar manzarasına bürünür — çok güzeldir ancak bazı yayla yolları kapanabilir. Sümela Manastırı hava koşulları elverdiği sürece genellikle yıl boyunca ulaşılabilir kalır.
Üç tam gün, olmazsa olmazları rahatça görmeye yeter: bir gün şehir ve Sümela Manastırı, bir gün Uzungöl, bir gün de Ayder ve Fırtına Vadisi için. Dört-beş gününüz varsa temponuzu düşürebilirsiniz — bir yayla köyünde öğle yemeği, Hamsiköy'ün meşhur sütlacı ya da günübirlikçiler gelmeden gölde sakin bir sabah ekleyin.
Bu turlara bizzat katılan gerçek gezginlerden, her zaman içten ve gerçek yorumlar.
Çoğu turda ücretsiz iptal sunuyoruz; içiniz rahat, bugünden rezervasyon yapın.
Her turu, Türkiye'yi avuçlarının içi gibi bilen, özenle seçtiğimiz lisanslı yerel rehberler yönetir.

Türkiye'nin dört bir yanından özenle seçilmiş deneyimler, sezon fırsatları ve yerel sırlar haftada bir gelen kutunuzda.